21 Aralık 2011 Çarşamba

Türkiye'ye genetik merkezi kurulacak ...


Amerika’daki Yale Üniversitesinde çalışmalarını sürdüren ve bugüne kadar genetik üzerine çığır açan birçok keşfi bulunan Türk bilim adamı Prof. Dr. Murat Günel, Türkiye’de genetik merkezi kurulması için çalışmalarını sürdürüyor.
Yale Üniversitesi Beyin Cerrahisi Anabilim Dalı Beyin Damar Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı ve Nörogenetik (Sinir bilimleri genetiği) ve Beyin Tümor Programı Başkanı Prof. Dr. Murat Günel, Çapa Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra 1990’da Amerika’ya gittiğini belirterek, "Orada beyin cerrahisi uzmanlığı yaparken aynı zamanda genetik çalışmalarıma da başladım. En önemlisi son zamanlarda özellikle nanoteknolojide olan gelişmeler sayesinde bu genetik çalışmalar gerçekten adeta devrim şeklinde ilerledi. Şöyle bir örnek vereyim; bu genetik çalışmaların en önemlisi, insanın genetik şifresini oluşturan DNA denilen yapının okunması" dedi.
Günel, "İnsanın genetik yapısı gerçekten çok karışık. Genetik yapıyı bir alfabe olarak düşünürsek 3 milyar harf var ve her harfin biri anneden biri babadan gelen iki kopyası var. Özellikle akraba
evliliklerinde her iki genin kopyası da bozuk olunca bu hastalıklar ortaya çıkıyor. Türkiye’de de akraba evlilikleri çok yaygın olduğu için bu genetiğe bağlı bozukluklar ortaya çıkıyor." şeklinde konuştu, Türkiye’deki birçok merkezle doktorlarla ortak çalışmalar yaptıklarını anlattı.
Beyin kanamalarına yol açan ve anevrizma genleri denilen 8 gen keşfettiklerini söyleyen bilim adamı, "özellikle Türkiye’de bu hastalıklara yol açan genetik hastalıkların ortaya çıkarılmasına yönelik
çalışmalarımız var. Özellikle kanserlere yol açan genetik bozuklukların ortaya
çıkarılması konusunda da çalışmalar sürüyor" dedi.
Beynin sırrını çzme konusunda "daha işin çok başındayız" diyen Günel, en büyük amaçlarından birinin, genetik teknolojileri ve genetikle ilgili bilgi birikimini Türkiye’ye getirmek olduğunu belirtti.
Günel şunları söyledi:
"5-10 sene sonra da bir hastalık gelişmeden genetik test yapılması düşünülemeyecek. Yani hepimizin genetik yapısı bilinecek. Daha doğar doğmaz bilinecek. Bebek doğduğu anda kalp hastalığı, beyin kanaması, kanser hastalığı riski belirlenebilecek ve bunlara karşı önleyici hekimlik hizmetleri verilecek.
Bilim kurgu gibi gözükse de bunu yapacak teknoloji şu anda var. Tabii bunun önündeki en büyük engel maliyetti ama maliyet son 10 senede yaklaşık 100 milyon kere düştü. O kadar hızlı düşüyor ki, yakında hepimiz için bir gerçek olacak."
"Bilgi birikiminin Türkiye’ye getirilmesi lazım"
"Bilimsel çalışmaları Türkiye’de birçok merkezle ortak olarak devam ettireceğiz. Oradaki bilgiyi burada merkezlere aktararak devam etmek, burada bir genetik merkezi kurmak ve bu merkezde çalışmaları genetik ve genomik teknolojilerle beraber büyük üniversiteler ve çok değerli bilim insanlarımızla ortaklaşa devam ettirmek istiyorum. Genetik merkezinin nerede, nasıl olacağı çok net değil. Merkezin kurulması, alıp makinelerin konulması değil. Bilgi birikiminin Türkiye’ye getirilmesi lazım. Türkiye’nin bu teknoloji gelişimine girmesine gerek yok. Fakat teknoloji geldikten sonra onu özellikle Türkiye çapında kullanabilmek, onu Türk halkına arz edebilmek ve Türkiye’nin işine yaramasını sağlamak gerekir. Bu teknoloji Türkiye’nin hizmet alanına girebilirse Türkiye ve Türkiye’ye yakın Ortadoğu ülkelerine büyük faydası olacak."

9 Aralık 2011 Cuma

Long times later...

First of all , I should say something about my different life that is changed nearly about one month from me. Espicially want to say, I have not done anything such as studying lessons, experiental datas, going out, writing in blog something and thinking good things about my life. I understood the reality of life thanks to some people who are known for around me. In fact, everything I know which is about the reality of life is so ridiculous ;) but absolutely outside the academic career.

There is a thing that want to learn about me, indeed.  I wonder that 'The Wrong is from me or others?' Unfortunately, I also don't know anything answer this question. But know this , I know myself and distinguish with other people. This is enough for me ;)

Lastly want to say, I struggle to blog and share import things in this place after this. If you talk to me, I feel so near up to you espicially people in which need everything ;)

Life is Love =) I'm with you.
Thanks for calling and talking and sharing with me to my friends.
Everything will be fine.

8 Eylül 2011 Perşembe

Orfoz, lagos kurtuldu / lüfer için kara göründü / şimdi eyleme katıl / göster gücünü

Orfoz, lagos kurtuldu / lüfer için kara göründü / şimdi eyleme katıl / göster gücünü: “Seninki kaç santim?” kampanyasına 600 bin kişinin verdiği destekle lagos ve orfozu kurtardık. Sıra diğer türleri kurtarmakta!
Denizlerimizin ve balıkların geleceği için, iş işten geçmeden, daha fazla ertelemeden, hemen şimdi eyleme katıl.

29 Ağustos 2011 Pazartesi

Kan Kanserinde Büyük Devrim


Kan kanseri tedavisinde 'seri katil' umudu...

Pennsylvania Üniversitesi’nden araştırmacılar lösemi yani kan kanserini başarılı şekilde tedavi ettiklerini açıkladı. Uzmanlara göre lösemi hastalarına genleri değiştirilmiş bağışıklık sistemi hücreleri enjekte edilmesiyle uygulanan bu tedavi yöntemi, tıpta büyük bir devrim.


Pennsylvania Üniversitesi Abramson Kanser Merkezi’nden uzmanlar son 20 yıldır kronik limfosit lösemi hastalarından alınan kan hücrelerini kanseri yok etmekte kullanmak için uğraşıyor. Tedavi kapsamında hastaların kanından alınan T hücreleri genetik olarak değiştirilip hastalara enjekte ediliyor. Genetik yapısı değiştirilen hücrelerin kanser hücrelerini izleyip yok etmede o kadar etkili olduğu görüldü ki uzmanlar bu hücrelere ‘seri katil’ adını taktı.
Voice of America'nın haberine göre, araştırmanın başyazarı Doktor Carl June, çok başarılı sonuç aldıklarını söylüyor: “Deneme aşaması en yüksek beklentilerimizin çok ötesinde başarı sağladı. Deneye katılan her üç hastada da tümöre karşı çok ciddi tepki görüldü. Üç hastada da çok sayıda lösemili hücre temizlendi.”
Klinik deneylerde her üç hasta da ileri derecede kan kanseriydi. Geleneksel tedavi yöntemi seçenekleri son derece azdı. Genetik uzmanları, bu klinik deneylerde ilk kez hastalara enjekte edilen T hücrelerinin altı ay sonra bile kanserli hücreleri avlayabildiğini söylüyor.

KEMOTERAPİYE BENZEMİYOR 
Bruce Levine araştırmaya katılan uzmanlardan: “Bu tedavi yöntemi, sürekli tekrar gerektiren antikor tedavisi ya da kemoterapiye benzemiyor. Geliştirilen yöntem, bir ilaç. Genetiği değiştirilmiş hücreler, tümörleri parçalayıp öldürüyor.”
Amerikan Kanser Derneği’ne göre araştırma heyecan verici, ancak T hücresi terapisiyle ilgili işe daha fazla araştırma gerekiyor.
ZARARLI DA OLABİLİR 
Amerikan Kanser Derneği'nden Dr. Len Lichetenfeld, “Genetiği değiştirilmiş hücrelerin bir süre işe yarayabileceğini biliyoruz. Ancak zararlı da olabilirler. Bu nedenle yöntemin kronik limfosit lösemi hastalarında kullanılabileceğini söylemek için daha çok araştırma gerekiyor” diyor.
Klinik deneye katılan üç hastadan ikisi kanserden tamamen temizlenmiş durumda, birinin durumuysa giderek düzeliyor. Ancak terapinin yüksek ateş, kalp atışlarında düzensizlik ve nefessiz kalma gibi yan etkileri olabilir. Uzmanlar ayrıca kanser belirtileri görülmeyen zaman aralığı yani remisyon döneminin ne kadar süreceğini de inceliyor.

sen mi? , ben mi? , GEN mi ...

sen mi? , ben mi? , GEN mi ...
%1lik fark olsada... ne denebilir ki?

Followers

Flickr