29 Ağustos 2011 Pazartesi

Kan Kanserinde Büyük Devrim


Kan kanseri tedavisinde 'seri katil' umudu...

Pennsylvania Üniversitesi’nden araştırmacılar lösemi yani kan kanserini başarılı şekilde tedavi ettiklerini açıkladı. Uzmanlara göre lösemi hastalarına genleri değiştirilmiş bağışıklık sistemi hücreleri enjekte edilmesiyle uygulanan bu tedavi yöntemi, tıpta büyük bir devrim.


Pennsylvania Üniversitesi Abramson Kanser Merkezi’nden uzmanlar son 20 yıldır kronik limfosit lösemi hastalarından alınan kan hücrelerini kanseri yok etmekte kullanmak için uğraşıyor. Tedavi kapsamında hastaların kanından alınan T hücreleri genetik olarak değiştirilip hastalara enjekte ediliyor. Genetik yapısı değiştirilen hücrelerin kanser hücrelerini izleyip yok etmede o kadar etkili olduğu görüldü ki uzmanlar bu hücrelere ‘seri katil’ adını taktı.
Voice of America'nın haberine göre, araştırmanın başyazarı Doktor Carl June, çok başarılı sonuç aldıklarını söylüyor: “Deneme aşaması en yüksek beklentilerimizin çok ötesinde başarı sağladı. Deneye katılan her üç hastada da tümöre karşı çok ciddi tepki görüldü. Üç hastada da çok sayıda lösemili hücre temizlendi.”
Klinik deneylerde her üç hasta da ileri derecede kan kanseriydi. Geleneksel tedavi yöntemi seçenekleri son derece azdı. Genetik uzmanları, bu klinik deneylerde ilk kez hastalara enjekte edilen T hücrelerinin altı ay sonra bile kanserli hücreleri avlayabildiğini söylüyor.

KEMOTERAPİYE BENZEMİYOR 
Bruce Levine araştırmaya katılan uzmanlardan: “Bu tedavi yöntemi, sürekli tekrar gerektiren antikor tedavisi ya da kemoterapiye benzemiyor. Geliştirilen yöntem, bir ilaç. Genetiği değiştirilmiş hücreler, tümörleri parçalayıp öldürüyor.”
Amerikan Kanser Derneği’ne göre araştırma heyecan verici, ancak T hücresi terapisiyle ilgili işe daha fazla araştırma gerekiyor.
ZARARLI DA OLABİLİR 
Amerikan Kanser Derneği'nden Dr. Len Lichetenfeld, “Genetiği değiştirilmiş hücrelerin bir süre işe yarayabileceğini biliyoruz. Ancak zararlı da olabilirler. Bu nedenle yöntemin kronik limfosit lösemi hastalarında kullanılabileceğini söylemek için daha çok araştırma gerekiyor” diyor.
Klinik deneye katılan üç hastadan ikisi kanserden tamamen temizlenmiş durumda, birinin durumuysa giderek düzeliyor. Ancak terapinin yüksek ateş, kalp atışlarında düzensizlik ve nefessiz kalma gibi yan etkileri olabilir. Uzmanlar ayrıca kanser belirtileri görülmeyen zaman aralığı yani remisyon döneminin ne kadar süreceğini de inceliyor.

28 Ağustos 2011 Pazar

İşte genetik bir faktör daha !


Miyomun Nedeni Bulundu

Finlandiyalı bilim insanları, birçok kadında görülen miyomların genetik mutasyon olduğunu saptadı.

Sonuçları Science dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, iyi huylu rahim tümörleri olan ve 45 yaşına kadarkadınların yarısından fazlasında görülebilen miyomlarda MED12 geni mutasyona uğruyor.

Helsinki Üniversitesi bilim adamlarının Lauri Altonen başkanlığında yürüttükleri araştırmada, 80 miyom vakasının yüzde 70'inde MED12 geninin değişime uğradığı görüldü.



MED12 geni, DNA'nın RNA'ya çevrilmesi sırasında önemli rol oynuyor.

Bilim insanları, araştırma sonuçlarının, miyomların oluşumu konusunun aydınlatılması açısından önemli bir adım olduğunu, ancak miyomlara karşı tedavilerin geliştirilmesine daha çok mesafe alınması gerektiğini kaydetti. 

Kaynak: Medyarazzi

7 Haziran 2011 Salı

Biyomühendisler istihdam istiyor (!)

TMMOB’ye bağlı Kimya Mühendisleri Odası’nda örgütlenen Biyomühendisler, istihdam yaratacak düzenlemeler istiyorlar 



Türkiye’de ilk defa 2000 yılında Ege Üniversitesi’nde açılan biyomühendislik bölümü ilk mezunlarını 2004 yılında verdi ve daha sonra birçok biyomühendislik bölümü açıldı. Biyomühendis sayısı hızla artarken, biyomühendislerin istihdamına yönelik herhangi bir düzenleme yapılmadı. Hatta bakanlıklar tarafından istihdam edilecek personellere ait niteliklerin tanımlandığı bölümlerde biyomühendisler 10 yıldır yer almadı. 




Aldıkları eğitime rağmen kendi alanlarında istihdam edilmediklerini belirten biyomühendisler, durumun düzeltilmesi talebiyle ilgili bakanlıklara yazdığı yazılara da yanıt gelmediğini ifade etti. Biyomühendisler 12 Haziran seçimlerine dair, istihdamlarına yönelik düzenlemelerin hayata geçirilmesini talep etti. 

6 Haziran 2011 Pazartesi

Tübitak Lisans Proje Başvurusu

Lisans döneminde okurken diğer yandan proje yapılabilir mi acaba düşüncesiyle yola çıktım tabi ilk olarak. Aklımdan geçen bir kaç fikirle çok değerli hocam Doç. Dr. Dilek Turgut- Balık'a gittiğimde ise beni hiç kırmadan desteklemesi ve yardımlarıyla Tübitak için başvuruyu son gün yetiştirdik. 

Geçen hafta açıklanan listeyi incelediğimde ise bizim gönderdiğimiz projeninde onaylandığını ve desteklendiğini görünce çok büyük sevinç yaşadım. Çünkü, YTÜ Biyomühendislik Bölümünde ilk defa bir öğrenci Tübitak'a proje göndermişti ve bu proje onaylanmıştı. Daha ne diyebilirim ki...

Emeği geçen herkese, destek olan herkese çok teşekkür ederim. 

(Başvuru hikayesini bir ara uzun uzun yazacağım ki roman olur zaten :D )

TÜBİTAK Proje Listesi için tıklyınız.
---- Türk Epilepsi hastalarında Potasyum Kanal Geni (hERG)nin araştırılması ve hastalığa yatkınlık faktörü olabileceğinin değerlendirilmesi ----

sen mi? , ben mi? , GEN mi ...

sen mi? , ben mi? , GEN mi ...
%1lik fark olsada... ne denebilir ki?

Followers

Flickr