7 Kasım 2010 Pazar
4 Kasım 2010 Perşembe
polimerazı istemek bile bir çare değil...
Hayat ne tuhaf dimi... İnsan bazı zamanlar beynini çok yönlü kullanabilirken bazı zamanlarda ise tekdüzelikten çıkamıyor ne kadar istese de... Çünkü beyni öyle alışılmış durumlara odaklamışız ki beynimiz yeni düşünceleri sanki immun sistemde olduğu gibi farklı bir durum olduğunda onu yabancı bir maddeymiş gibi algılar duruma geliyor. Aslında bizim için gerekli olan tek şey polimeraz enzimleri.
Bildigimiz gibi polimeraz enzimleri polimerik uzun içerikli biyolojik reaksiyonlarda kataliz görevi gören yönetici durumundadırlar. Polimerazlar sadece etki edebildikleri spesifik reaksiyonlarda iş başı yapıyorlar ama istediğimizde kendi amaçlarımızda kullanabileceğimiz bir polimerazımız olsa keşke...
Bu durumu en başta çok çekici görüp istemek yanlış gibi görünmüyor. Mesela, öyle bir polimeraz enzimi olmalı ki isteyipde değiştiremediğimiz düşünceyi belirleyen beynin herhangi bir lobunu kodlayan veya çoğalma gösteremeyen gene öyle bir etki etsin ki beynin istemsiz kalan bölümünü aktifleştirsin... Yani bizi farklı düşüncelere götürsün ve yeni şeyler düşünmeye açsın =)
Böyle düşünmek güzel ama bu zor gibi görünüyor. Söylediğimiz gibi enzimler spsifik çalışıyor ve hep aynı işleri görüyor. DNA polimeraz enizmi işlev yaparken hep aynı bazları eşliyor. Biyokimyasal reaksiyonlarda katalizci enzimlerimiz de aynı şekilde bizim gibi tekdüzeliğe devam ediyor... Aslında her durumda her zaman herşey kendi amacına göre işlemler yapmak zorunda gibi :(
Değişime çare bulmakta fikirler tükenmiyor fakat çare bulamasakta değişimi değiştirmede değişiklik yapana kadar değişimi hissettiren değişikliklere değer verip düşünmek dilğiyle ....
son cümle çok abartılı oldu galiba =))
11 Ekim 2010 Pazartesi
İşte dünyanın son genom şampiyonu...
Genom dediğin böyle olur... Kew's Jodrell laboratuarındaki araştırmacılar, bilinen en büyük genoma sahip ökaryotik canlıyı keşfederek yeni bir imzaya attılar. Japonların ender çiçeklerinden 'paris japonica' isimli çiçek tüm rekorları alt üst etmeyi başardı ;)
Genomik dizisi çıkarılan bitkinin baz sayısını duyunca şaşırmamak elde değil... tam 150 milyar baz bulunduran japonica, 3milyarlık genoma sahip insanı 50'ye katlıyor =)
Daha doğrusu bu ne demek biliyormusunuz? iki ucundan çekildiğinde 100 metreyi bulan bi ip gibi düşünebilirsiniz =) yani tek kelimeyle devasa...
Umarım biz de bigun böyle şeyler bulmamız dilegiyle....
7 Ekim 2010 Perşembe
4 Ekim 2010 Pazartesi
Virüslerle savaşmak...
Malum... Kış aylarına girmek üzereyiz ve bu sebeble havada ister istemez bir takım değişmeler meydana geldi. Ee bizde şu sıralar yaz havalarına aldanıp aldırmadan giydik ince elbiseleri ne yazık ki :( Sonuç ne peki...
Yatakta on yüz bin milyon virüscük ile başbaşa kalıp, beni kollarına altına almalarını tam anlamıyla izlemem oldu tabiki ):
Sen gel şu küçücük canlılara bak ya... benim vücudumu,benim immun sistemimi benim bedenimi kullanarak ele geçirmeyi başardılar. Hatta kendi genetik materyalini benimkiyle çoğalttı =)
***
Tamam bu kadar işi bir arada çok iyi yürüttünüz fakat artık iyi olmak benimde hakkım. Tamam başka insanlara bulaşmasını istemiyorum ama nasıl yapcaz bilmiyorum.
Bu kadar yatak sefasından sonra iyi olmak ve hayatın maratonuna yeniden katılmak istiyorum...
Virüssüz ama genetiğin hiç hayatımızdan çıkmadığı günlere ;)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

